Showing posts with label inceleme. Show all posts
Showing posts with label inceleme. Show all posts

Zebra Mildliner İnceleme/Yorum

Malum, Zebra Mildliner'lar uzun bir bekleyişin ardından ülkemizde satışa sunuldu. Peki, nedir bu kalemlerin cazibesi? Yalnızca sıradan bir işaretleme kalemi mi yoksa çok daha fazlası mı? Neden bu kadar çok konuşuluyor? Almaya değer mi? İşte bu sorulara cevap verebilmek için Mildliner'larla yeteri kadar vakit geçirdiğimi düşünüyorum.


Ben de herkes gibi Instagram'larda, Pinterest'lerde bu şeker gibi görünen renk renk kalemlere ağzım sulanarak bakıyor ve ulaşamıyordum. Yabancı sitelerde sürekli sepetime ekliyor, sonra gönderi ücretini gördüğümde vazgeçiyordum. (Düşünün, o zamanlar dolar 3 lira bile değil). Sonra, geçen yıl Noel zamanında yabancı mektuplaşma gruplarımın birindeki Noel çekilişi için bir istek listesi oluşturmam gerekti. Bu çekilişin üst limiti 15 dolardı. Ben de 15 doları geçmeyen ve Türkiye'de bulamadığım çeşitli kırtasiye ürünlerini hayaller kurarak ekledim. Hiç unutmuyorum, 2017'nin son günleriydi ve bir akşam üstü postacı gizemli bir paket getirdi. Paketi açtığımda, etrafa ışıklar saçan üç tane Zebra Mildliner kutusuyla gözlerim kamaştı. Tanrım! Bu gerçekten mümkün olabilir miydi! Artık benim de Mildliner'larım vardı. Artık diğer blog yazarlarından hiçbir farkım yoktu. Şimdi, o günden tam sekiz ay sonra karşınızdayım.

Bahsettiğimiz kalemleri pek fazla kullanmadığımı, böyle bir yazıyı sekiz ay sonra ilk defa yazıyor olmamdan anlayabilirsiniz. Ancak kullandığım zamanlarda gerçekten severek kullandığımı belirtmek isterim. Mildliner'ların en önemli özelliği, gerçekten harika bir tasarıma sahip olmaları. Gerçekten elinizdeki hissi o fotoğraflarda göründüğü kadar kullanışlı ve şık. Bir işaretleme kalemi olarak bu kalemlerin peşinden bu kadar koşmamın sebebi, kalemlerin şıklığından çok, standart kalem ebatlarında olmasıydı. Bence işaretleme kalemlerinin en büyük sıkıntısı kalem kutusu için çok aykırı ebatlarda yapılıyor olmaları.

Diyeceksiniz ki piyasada normal kalem ebatlarında başka işaretleme kalemleri de var. Evet, var. İşte tam da bu noktada Mildliner'ların tasarımı dışındaki artılarından bahsetmemiz gerekiyor. Bu kalemlerin benim için en önemli artısı, diğer markalara göre çok farklı renklerde geliyor olmaları. Çok canlı ve fosforlu renklerde işaretleme yapmak istemeyenler için Zebra hoş bir renk çeşitliliği sunuyor. Özellikle benim gibi pastel ton aşıklarına fazlasıyla hitap ediyor.

İnternet'te çok fazla bulunduğu için ayrıca bir kalem testi yapmak istemedim. (Biraz da üşendim sanırım). Bu konuda Jet Pens'in geniş işaretleme kalemi kılavuzuna bir göz atmanızı öneririm. Bu konuda kendi tecrübeme dayanarak size aktarmak istediğim birkaç şey elbette var. Mildliner'larda en sevdiğim şeylerden biri gerçekten sayfanın arkasına kanama yapmamaları. Ancak beni pek rahatsız etmese de Leuchtturm1917 defterde bile biraz gölgelenme olduğunu söyleyebilirim. Görece ıslak olan mürekkeplerin üzerinde işaretleme yaparken biraz beklemenizi öneririm. Zira bulaşma konusunda çok kötü olmasalar da mükemmel olmadıkları da aşikâr. Bunların dışında beni en çok mutlu eden tarafı, sayfaya temas ederken çirkin bir gıcırdama sesi yapmaması. Kağıt üzerindeki sürtme/gıcırdama sesinden tüyleri ürperen biri olarak keçeli kalemlerde beni en çok tedirgin eden şey kalemin ucunun yapısıdır. Bu kalemleri içim rahat olarak kullanabilmemin en önemli nedeni, sayfada yumuşacık bir şekilde kayabiliyor olmaları.

Gelelim en önemli noktaya... Bu kalemler Türkiye'de satışa sunuldu sunulmasına ama malum, Dolar sebebiyle fiyatlar pek yüksek. Ağustos 2018 itibarıyla HS Kırtasiye'de tanesi 14,5 TL, 5'li paketleri ise 72,5 TL. Değer mi değmez mi sorusu herkesin beklentisine göre değişecektir. Ama dövizin bugünkü durumu sebebiyle yurtdışından bile getirseniz ne yazık ki daha ucuz bir seçenek söz konusu değil. Bütçe sıkıntısına rağmen bu kalemleri denemek isteyenler için benim önerim set yerine kalemlerin tek tek alınması. Biliyorum, hepimiz dünyadaki tüm kırtasiye ürünlerine sahip olmak istiyoruz ama birkaç tanesi iş görür diye düşünüyorum.

Geçtiğimiz sekiz ayda elimdeki üçlü seti kullandığım zamanlarda, genelde elimin hep aynı birkaç renge gittiğini fark ettim. Bullet Journal kullanımı için favorilerim, "soğuk kırmızı", "sıcak duman mavi", "soğuk duman mavi" ve "sıcak turuncu". İşaretleme içinse, "soğuk menekşe" ve "soğuk gri". Bu tercihlerimden de anlayacağınız gibi, üç set arasından en az pastel seti kullanıyorum. Adı pastel olarak geçmesine rağmen renklerin fosforluluk oranı bana biraz yüksek geliyor. Bu sebeple de aslında en çok soğuk seti beğeniyorum ve onu daha pastel buluyorum.


Bir gün dünyadaki bütün güzel kalemlere sahip olmanızı dilerim. O güne kadar yapanız gereken seçimlere biraz olsun katkıda bulunabilirsem ne güzel! 

Steelpen Kampüs incelemesi / Steelpen fountain pen review

Son günlerde hiç yanımdan ayırmadığım, tüm mektuplarımın içeriğinde bana yardımcı olan yeni dostumdan bahsetmek istedim sizlere... Steelpen Kampüs Kar dolmakalemim. 

Son derece hafif olan yapısı sebebiyle günlük kullanım için ideal. Hele ki dolmakalem kullanmaya yeni başlayacaklar için gayet güzel bir giriş seviyesi kalem olduğunu düşünüyorum. 
Scroll down for English!

Günlük kullanımda şimdiye kadar genellikle Kaweco Perkeo'yu tercih ederken, yakın zamanda Steelpen elimden düşmez oldu. Birkaç ay önce Steelpen'in Ice modelini denediğimden beri Steelpen'e bir şans vermek istiyordum. Ne mutlu ki benim gibi iğne-iplik, örgü, desen sever biri için böylesine güzel tasarımı olan bir kalemle yollarımız kesişti. 


Steelpen Kampüs üzerindeki Iridium Point M ucuyla birlikte geliyor. Üretim yeri Almanya olmasına rağmen diğer M uçlara göre biraz ince yazdığını söyleyebilirim. Standart kartuş uyumlu olduğu için standart konvertör de kullanmanız mümkün. 


Çekerek açılan kapağı hızla not almak gerektiğinde gayet pratik. Tutma yerinin girintileri olmayan düz plastikten yapılmış olması yeni başlayanlar için biraz alışma süresi gerektirebilir. Ancak sunulan fiyata göre gayet iyi bir performansı olduğu bir gerçek. 

Steelpen Kampüs'ün diğer modellerini şuradan görebilirsiniz. Satın almak isteyenler H&S Kırtasiye'de şu an indirimde olduğunu unutmasın!

Not: Bu yazı tamamen kendi isteğim ve düşüncelerimle yazılmıştır. Çelik Kalem ya da H&S Kırtasiye'yle herhangi bir maddi ilişkim yoktur.




I want to tell you about my new friend who usually keeps me company and really helps me with my letters lately... It's my new Steelpen Kampüs Kar fountain pen. 

I think it's a very good entry level fountain pen for beginners. Also the light structure makes it an ideal pen for daily use. 

I used to prefer Kaweco Perkeo for my daily writing routine but recently I just can't put down my Steelpen Kampüs. I really wanted to give Steelpen a chance since I tried out the Ice model a few months ago. Luckily, I came across with this beautiful design which is just perfect for a person like me who absolutely adore yarn and knitting. 

Steelpen Kampüs comes with an Iridium Point M nib. Although being manufactured in Germany, the nib is slightly finer than usual German M nibs. It has a practical filling system which uses standart cartridges. 

The clip-on cap is quite practical for note taking. Nevertheless, the fountain pen newbies may need a little time to get used to the smooth plastic grip section. However the affordable price is well suited with the performance of the pen. 

Hobonichi Techo nedir? Nereden alınır?

Turkish only
Son yıllarda kırtasiye dünyasının en gözde planlayıcılarından olan Hobonichi Techo nedir, nasıl kullanılır ve nereden satın alınır diye merak edenleriniz mutlaka vardır. O zaman başlayalım!

Hobonichi Techo Japon harikası bir ajanda. 2001 yılında Japonya'da üretildikten kısa bir süre popüler olmuş. Özellikle son yıllarda tüm dünyada kırtasiye severler arasında en tercih edilen ürünlerden biri haline gelmiş durumda. Orijinal Hobonichi Techo, A6 ölçülerinde günlük düzende bir ajanda olarak tasarlanmış. Ünü Japonya sınırlarını aşınca, 2012 yılında A6 olan Hobonichi Techo'nun İngilizce versiyonu piyasaya sürülmüş. Benim kullandığım versiyonu da işte bu, İngilizce olan. Daha sonra Hobonichi Techo Cousin adı verilen A5 versiyonu çıkmış. En yeni ürünleri ise haftalık bir planlayıcı olan Hobonichi Weeks.


Peki nedir bunu bu kadar popüler yapan? Sanırım en önemli özelliği Tomoe-River kağıdı kullanıyor olması. Bu harika ince kağıt dolma kalemlerle uyumlu olmakla birlikte, daha sanatsal bir tarzda günlük tutmak isteyenleri farklı malzemeler kullanmaya da teşvik ediyor. Sayfaların ince yapısı sayesinde küçücük görünen bir A6 ajandada 400'den fazla sayfa mevcut.

Bir diğer önemli özelliği ise 180 derece açık kalabilen cilt yapısı. Bu cilt sayesinde, sayfaları açık tutmaya çalışma kaygısı olmadan planlayıcınızı her ortamda rahatça kullanabiliyorsunuz. Ayrıca zorlamak zorunda olmadığınız için cilt yıpranmıyor ve yılın ilerleyen dönemlerinde sayfaların kopması gibi bir durumla karşılaşmıyorsunuz.


Hobonichi Techo'nun içeriği iki yıllık takvimle başlıyor. Daha sonra yıllık index düzeni, aylık takvim düzeni sonrasında günlük düzen başlıyor. Her yeni aydan önce çizgili boş bir sayfa yer alıyor. En son kısımdaysa Japon kültürüyle ilgili bilgiler yer alıyor.

Hobonichi'yi bu kadar albenili yapan bir diğer faktör de Hobonichi kılıfları. Hobonichi Techo yalnızca ajanda olarak satın alınabileceği gibi koruma kılıfıyla da satın alınabiliyor. Tahmin edeceğiniz üzere piyasa çeşit çeşit renkli kılıflar mevcut. Hobonichi'nin kendi sitesinde her yıl değişik tasarımlar yer alıyor. Kılıflarda iki tane kalem tutucu ve ajandanızla birlikte kullandığınız malzemeleriniz için bir çok bölme mevcut.


Bildiğim kadarıyla ne yazık ki Türkiye'de Hobonichi satışı yapan bir yer yok. Ajandaların yanı sıra, kılıflar ve diğer birçok aksesuarı Hobonichi'nin kendi sitesinde bulabilirsiniz. Tahmin edilebileceği üzere fiyatlar biraz yüksek. Kılıfsız tek başına Hobonichi Techo'nun fiyatı 2700 Yen. Bugünün kuruyla 91 Türk Lirası yapıyor. Kılıflı setler ise 3700 Yen'den (125TL) başlıyor. Yüksek fiyatların yanı sıra Japonya'dan posta ücretleri de maalesef biraz fazla. Sanırım 2000 Yen civarı bir miktar da posta için ayırmak gerekiyor. 

Ben kendi Techo'mu Stickeriffic adlı bir Malezya sitesinden aldım. Mayıs ayında hem kurdan dolayı fiyatlar biraz daha makuldü, hem de yılın yarısı neredeyse geçmiş olduğundan ürünlerde ekstra indirim vardı. Şu anda ürün bazlı karşılaştırınca daha avantajlı gibi durmasa da posta ücretiyle birlikte daha uygun oluyor. Tabii ürün çeşitliliği Hobonichi sitesi kadar geniş değil. 

Bahsettiğim mali zorluklara rağmen günlük planlayıcı sevenler için harika bir ürün. Daha önceki bir yazımda da anlattığım gibi, şahsen ben günlük hayatta haftalık planlayıcıları daha kullanışlı buluyorum. En üstteki fotoğrafta görebileceğiniz gibi hatırlamaya değer günler dışında pek fazla düzenli günlük girişi yapamıyorum. Arada bir sürü boş sayfanın kalması da beni hem manevi olarak üzüyor hem de boşuna masraf etmişim hissi uyandırıyor. Bu yüzden 2018 için Hobonichi Weeks siparişi verdim, şu an yolda!


Flow Magazine Review + Giveaway

Scroll down for English!
Hobi severlerin sosyal ağlarda dilinden düşürmediği bir dergi Flow. Nedir, ne değildir biraz konuşalım istedim. 

İngilizce, Almanca ve Fransızca basımları da mevcut olan Flow, Hollanda kökenli bir ilham yuvası. Aslında onlar kendilerini, "kağıt-severler için bir dergi" olarak tanımlıyor. Gerçekten de öyle! Tasarımından, içerisinde kullandıkları farklı kağıt türlerine kadar kırtasiyeden hoşlanan herkes için mükemmel bir deneyim sunuyor. Deneyim dememin sebebi yalnızca okuyup geçeceğiniz bir dergi olmakla kalmaması. Her sayıda yer alan ilham verici dosyaların dışında kişiselleştirilebilen bir çok yönü var. Derginin farklı bölümlerini birbirinden ayırmak için kullanılan karton separatörler, kolayca yırtılabilen perfore sayfalar olarak tasarlanmış. Böylece istediğiniz gibi kopararak yaratıcı işlerinizde kullanabiliyorsunuz. 

Ayrıca her sayı birbirinden güzel hediyeler içeriyor. Örneğin şu an elimde olan 18. sayıda kitap ayraçları, yırtılabilir kadın filozoflar kartları gibi harika hediyeler mevcut. Ama asıl beni kalbimden vuran, el yazısı ve dolma kalem kullanımını anlatan bölümdeki alıştırma sayfaları oldu. 


Flow dergisini diğer dergilerden ayıran en güzel taraf, içinde sayfalarca reklam barındırmıyor olması. Bu yüzden de fiyatı normalin biraz üzerinde. Ne yazık ki bu harika derginin şu an için ülkemizde bulunmadığını üzülerek eklemem gerekiyor. Uluslararası abonelik seçeneği elbette ki mevcut ama güncel döviz kurları sebebiyle biraz pahalı olduğunu unutmamakta fayda var. 

Şimdiye kadar İngilizce ve Fransızca 3-4 sayıyı yurtdışına giden yakınlarımdan rica ederek okuma fırsatım oldu. Son zamanlarda gelenlerin ikisi aynı sayı çıkınca birini bir arkadaşıma hediye ettim. Aynı sayının bu hafta elime ulaşan üçüncü kopyasını da buradan hediye etmek istiyorum. 

31 Ekim'e kadar Instagram hesabımı takip etmeniz ve aşağıdaki fotoğrafa dergiyi neden istediğinizi belirten bir yorum eklemeniz yeterli. Kazanan kişiyi 1 Kasım'da duyuracağım. Bol şans!

Not: Bu yazı ve çekiliş hiçbir şekilde Flow dergisi ile bir işbirliği içinde değildir. Tamamen kendi isteğim ve elimdeki fazla sayıyı paylaşma amacıyla oluşturulmuştur. 
A post shared by Duygu (@rubyglinda) on

Flow Magazine is something that most craft-lovers have been talking about on social networks. So I also wanted to talk about what it is. 

Flow Magazine is a Dutch inspiration source which also has issues in English, French and German. The magazine describes itself as, "a magazine for paper lovers" and it actually is! From the design to the different kinds of paper used inside, offers an incredible experience to every stationery lover. The reason I describe it as an experience is because it's not a magazine just to read. It holds many personalisable content as well as the inspirational scope. The cardboard separators used inside are tearable for re-using purposes. 

Also every issue offers extra gifts. for instance the Issue 18 which I have at the moment offers extras such as bookmarks and female philosophers poster. But the thing that really strikes me at the heart is the "Ode to Handwriting" part that contains practice pages for cursive handwriting.

The best thing about Flow Magazine is the fact that it doesn't contain pages of advertisements. Therefore the price is a little more than average. You can see the subscription options from here.

So far, I've had a chance to read a few of the English and French issues. Because it's not sold here in Turkey, my friends from overseas usually send them to me. I recently received a duplicate of the issue 18 so gave it to a friend as a gift. But this week, I received another 3rd copy of the Issue 18, so I decided to throw a giveaway. 

All you need to do is follow me on Instagram until October 31st and leave a comment on the post above telling me why you would like to receive this gift. I will announce the winner on November 1st. Good luck!

PS: Neither the content nor the giveaway is sponsored by Flow Magazine. Everything you see are my genuine thoughts.




Ajanda seçimi - deffter Ram Weekly Planner

Ajanda/planlayıcı kullanmaya 2001 yılında okulun dağıttığı ajandayla başlamıştım. O yıldan beri hiç ajandasız kalmadığıma göre demek ki şu an 17. ajandamı kullanıyorum.


Peki bunları niye mi şimdi anlatıyorum? Çünkü yeni bir planlayıcı için her zaman yeni yılı beklemek gerekmiyor. Yeni öğretim yılı da yeni başlangıçlar için harika olabiliyor. Dediğim gibi ben de planlama alışkanlığımı okulla birlikte edindim. Ödevlerimi, projelerimi yazayım derken giderek alıştım. Şimdilerde ise toplantılarımı, önemli notları, seyahat bilgilerimi, konserleri, filmleri, kitapları ve daha birçok şeyi yazıyorum. Her bitmiş ajandayla ise geçmiş yılın bir kaydını oluşturmuş oluyorum.

Seçim yaparken önemli olan ne tür bir planlama yapmak istediğinizi bilmek. Arada değişik planlayıcılar denemiş olsam da en çok haftalık düzeni seviyorum. Bir haftayı görselleştirmek zaman yönetimi açısından da pratik oluyor. Daha genel bir görünüm isterseniz aylık düzen size daha uygun olabilir. Çok daha detaylı kullanımlar içinse günlük düzeni tercih edebilirsiniz. Günlük planlayıcılar çoğu zaman yıllık ve aylık görünüm içeren sayfalara da sahip oluyorlar.  Emin olamayanlar için benim önerim tabii ki haftalık planlayıcılar olacaktır.

Ben bu yıl deffter'in Ram Notebook Weekly Planner'ını kullanıyorum. Bu ajandanın güzel tarafı tarihsiz ve kişiselleştirilebilir olması. Sağ tarafta önemli başlıkları not ederken, soldaki dot sayfaya ise bunların detaylarını not alabiliyorum. Ivory kağıt kullanıldığından kullanımı rahat ve dolma kalemle uyumlu. Bu defterlerden her biri bir yılın yarısına yetecek şekilde tasarlanmış. Böylece ajanda daha ince iki defterden oluşuyor ve yıl boyu yanınızda taşımak için daha hafif bir seçenek sunuyor. Olumsuz bulduğum tarafı ise dar olması (17cmx8cm). Eni 9,5cm'ye genişletilse hem kullanımı daha rahat hem de personal size olarak geçen ipli sistemli traveller's notebook için uygun hale gelebilirmiş. ("Traveller's notebook nedir?" sorusuna başka bir yazıda değineceğim)

Unutmayın ki zamanı verimli kullanmak planlı olmaktan geçiyor.

Güzel bir akademik yıl olsun!